03.04 2018

“Malazgirt ve Çanakkale Ruhu 15 Temmuz’da Yeniden Şahlandı”

“Malazgirt ve Çanakkale Ruhu 15 Temmuz’da Yeniden Şahlandı”

Yeşilyurt Belediyesi ile Yeşilyurt Kent Konseyinin ev sahipliğinde düzenlenen  ‘15 Temmuz Yeniden Diriliş’ konferansına katılan Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Dr.Mücahit Küçükyılmaz, 15 Temmuz gecesi Malazgirt ile Çanakkale ruhunun yeniden şahlandığını, milletin liderine sahip çıkarak vatan topraklarını muhafaza ve müdafaa ettiğini söyledi. 

İlk olarak Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat’ı makamında ziyaret eden Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Dr.Mücahit Küçükyılmaz daha sonra Şehit Oğuzhan Günaydın Halk Eğitim Merkezi Salonunda düzenlenen ‘15 Temmuz Yeniden Diriliş’ konferansında 1071 Malazgirt Savaşından günümüze kadar vatan topraklarını parçalamak adına yapılan tezgâhlar, oynanan oyunlar ve 15 Temmuz gecesinde bir kez daha sahneye konmak istenen büyük oyunu milletin nasıl bozduğunu anlattı.

“MİLLETİMİZ LİDERİNİ BULDUĞU ZAMAN TARİHİNE ŞAN VERMİŞTİR”

Malazgirt ve Çanakkale ruhunun 15 Temmuz’da yeniden şahlandığını ve milletin liderine sahip çıkarak iç ve dış mihrakların bin yıldır sürdürdüğü oyunları bir kez daha bozduğunu belirten Dr.Mücahit Küçükyılmaz, “ Milletimiz liderini bulduğu zaman tarihine şan vermiştir, başsız kaldığı zamanda bozguna uğramıştır. Bu bizim tarihimizin ak ve kara sayfasını gösterir.15 Temmuz hain darbe kalkışması ise bize şunu gösterdi ki; Haçova öylesine kolay anlatılan bir hikaye değil, Malazgirt sıradan bir öykü değilmiş, Niğbolu, Kosova, Varna, Çaldıran,Otlukbeli, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı hakikaten yaşanmış.Malazgirt, Çanakkale ve Fetih ruhunu 15 Temmuz’da çok yakından gördük ve yaşadık.  O gecesinin kaybedenleri de var kazananları da, kaybedenlerini hepimiz biliyoruz. Yıllarca bu milletin emeklerini, parasını ve çocuklarını alan, maalesef ki bizimle birlikte aynı caddelerde yürüyen aynı yerlerden alışveriş yapan hain FETÖ mensupları başka başkentler üzerinden Türkiye’yi yönetmek adına onların taşeronları olarak faaliyet gösterdikleri için tarihin çöplüğüne buruşturulup atıldılar ve tarihin kara sayfasının birer öznesi haline geldiler. O Fetullahçılar o güne kadar kendilerini gizlemeyi bir marifet olarak saydıkları için, takiyyeyi itikadlarının bir cüzü haline getirdikleri için o gün ilk defa milletle karşı karşıya kaldıkları için ne yapacaklarını bilemediler, elleri ayaklarına dolaştı ve tıpkı Filistin’li bir çocuktan korkan tam teçhisatlı zırhlı İsrail askerinin korkudan şarjörü boşaltması gibi bu milletin üzerine mermi yağdırdılar. F-16’larla, tanklarla, toplarla saldıran Fetullahçılar tarihte hiçbir darbecinin işlemediği cinayetleri ve cürümü işlediler. Hiç bir darbe döneminde milletin üzerine ateş açılmadı, kimsede bunu aklına getirmedi çünkü aklı olan bu millet, cepheye almanın akıl kârı olmadığını bilir. Bu aziz millete belki arkadan dolaşıp hainlik yapabilirsiniz ama cepheden girerseniz cevabınızı alırsınız.Bizi bin yıldır bu coğrafyada ayakta tutan güç; bu milleti ölümü öldürmüş olmasıdır” dedi.

“BU TOPRAKLARIN İRFANINDAN NASİBİNİ ALMAYANLAR KAYBETMEYE MÂHKUMDUR”

15 Temmuz darbesinden önce milleti kandırmak için her türlü oyunun oynandığına dikkat çeken Dr.Mücahit Küçükyılmaz, “Onlar zannetti ki; bizim beş bin tane yargı mensubumuz olursa yargı bizimdir, 100 bin tane askerimiz olursa ordu bizimdir, 50 bin polisimiz olsun emniyet bizimdir, şu kadar siyasetçimiz ve bürokratımız bu kadar medyamız olsun ülke bizimdir, birde rüyalar uydurdular. Peygamber Efendimiz ‘Kıyamet günü yalan rüya uydurana arpa tanesine düğüm atması emredilecek’ diye buyurmaktadır, arpa tanesine düğüm atılabilir mi? mümkün değil. Peygamber Efendimizin Türkiye’yi bu hainlere verdiğine ilişkin rüyalar uydurdular, aldattıkları insanları başka başkentlerin taşeronu haline getirdiler. Bu ülkeyi de başka başkentler üzerinden kolayca yönetileceğini zannedenler hazırlanan bir projeye iman ettirildiler ve insanları devşirdiler. Bu toprakların irfanından nasibini almamış olanlar projelendirilmiş planlar dâhilinde iktidarı ellerine geçirip bu ümmetin ve milletin kaderine hükmedeceklerini zannettiler ama yanıldılar. Cenab-ı Allah bize doğru yolda doğru yürümeyi nasip etsin. Biz bu topraklarda doğduk bu topraklarda öleceğiz. Bu millete 16 Temmuz sabahı doğan güneşle birlikte şehitlerimizin ve gazilerimizin yüzü suyu hürmetine yeniden bir hayat bağışlayan Cenab-ı Allah, 15 Temmuz gecesi bize verdiği o ruhu her zaman diri ve canlı kalmasını nasip etsin. Bu duyguyla hayata bakarsak hiç kimse bizi yıkamaz, inşallah hem istiklalimizi kurtarırız hem de istikbalimizi yeniden kurarız.” dedi.

“DARBECİLER KAZANSAYDI İÇ SAVAŞ ÇIKACAK, ÜLKEMİZ İŞGAL EDİLECEKTİ”

15 Temmuz gecesi vatanı ve bayrağını seven herkesin aslan gibi kükrediğine dikkat çeken Dr.Mücahit Küçükyılmaz, “ O gece en ürkek zannettiğimiz arkadaşımızın dahi nasıl aslan kesildiğine şahit olduk. Bu milletin bağından çıkmış fakat robot haline getirilmiş, aklını küresel ağababalarına teslim etmiş olan Fetullahçıların işte hesap edemediği şey buydu, ilişkilerin ve diyaloglarında samimi olmayan, zihinleri arkasında başka hesaplar ve planlar kuran bu hainlerin o gece felekleri şaştı. Onlar Malazgirt’i,  Çanakkale’yi ve Dumlupınarı  unutanlardı.O gecenin kazananı  olan milletimizin liderini bulduğu zaman neler yapabileceğini 15 Temmuz’da gördük.Ankara’da saldırılar başladığı anlarda Cumhurbaşkanlığı Külliyesine doğru giderken yolda karşılaştığım gençlerden  bazılar internet kafeden bazıları halı sahadan çıkmışlardı bende ‘nereye gidiyorsunuz?’ diye sordum verdikleri cevap ise ‘Şehadete gidiyoruz’ oldu, o anı her hatırladığımda tüylerim diken diken oluyor. ‘Gelecekte çok kötü günler bizi bekliyor, bu gençlik bizi nasıl kurtaracak’ diye toplumda oluşan ön yargıya rağmen, birçoğumuzun umutsuzluk beslediğimiz güvenmediğimiz o gençler var ya destan yazdılar. 16 Temmuz sabahı eğer millet olarak eğer kaybetseydik, darbeciler ve bu taşeron örgüt kazansaydı iç savaş çıkacaktı ve vatan toprakları işgal edilecekti. Millet olarak durmadık, canımızdan vazgeçtik ancak bayrağımızdan ve vatanımızdan vazgeçmedik çünkü milletimiz lideriniz bulmuştu.  Bu millet 27 Mayıs 1960 darbesinde olduğu gibi öldürülen liderinin arkasından ağlamamak için o gece sokağa döküldü. Dedelerimiz Menderes’e sahip çıkamadı, babalarımız 12 Eylül’de, 12 Mart’ta gözlerinin önünde götürülen siyasetçilerine sahip çıkamadı ancak 15 Temmuz’da bu millet kendi seçtiği Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve vatanına sahip çıktı.” diye konuştu.

“MİLLİ İRADE KAVRAMI BİZİ 15 TEMMUZ GECESİ ZAFERE TAŞIDI”

15 Temmuz darbesinin ‘Milli İrade’ anlayışıyla engellendiğini hatırlatan Dr.Mücahit Küçükyılmaz “ Milletimizin 15 Temmuz gecesi kendi iradesini ortaya koymasının en önemli sebeplerinden bir tanesi; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yaklaşık 20 yıldır her konuşmasında üzerine basa basa ifade ettiği Milli İrade kavramını zihinlere nakşetmesidir. Milli irade bize bizi hatırlatan, bize kendimizi hatırlatan, irademizi, kudretimizi ve gücümüzü hatırlatan, neler yapabileceğimizi bize hatırlatan çok önemli bir anlayıştır. Cumhurbaşkanımız Milli İrade kavramını sürekli topluma anlattı ve o gece Milli İradeyi çok güçlü bir şekilde hayata geçirdik. Milletin korkup sineceğinizi sanan o zavallı zihniyetin hesap edemedikler şey bin yıldır bu topraklarda yaşayan milletimizin irfanıydı. Bin yıldır çok sağlama temele yerleşen irfanın üç ana unsuru vardır; birincisi milletimiz devlete ebed müddet fikrine inanır,  ikincisi ebediyen yaşayacağı bir devlet kurmak ister üçüncüsü ise kurduğu devletinde ebediyen yaşaması içinde sonuna kadar mücadele eder.

“GELECEK NESİLLER MİLLETİMİZİ VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN’I ŞAN VE ŞEREFLE ANACAKLAR”

Bu topraklarda halk irfanı istikrardan yana akmıştır, kim devlete istikrar, huzur, adalet, güven, refah getirecekse bu millet her zaman onun safında yer almıştır. Kafiri gördüğü zaman hoşgörü, diyalog ve ittifak diyenler, mümini gördüğü zaman cellat kesilenler, kasetle tezgâhla, kumpasla onu al aşağı etmeye kalkanlar bu topraklardan tarih boyunca tarihin çöp sepetine atılmışlardır, 15 Temmuz gecesinde aynen böyle oldu. Biz tarihimize baktığı zaman Alparslan’ı görüyoruz, kardeşi Kavurd’u tanımak istemiyoruz, atamız olarak gördüğümüz Fatih Sultan Mehmed’i görüyoruz kardeşi Şehzade Orhan’ı tanımak bile istemiyoruz, Yavuz Sultan Selim’in çadırına saldırıda bulunan Yeniçeriyi değil atamız, dedemiz olarak gördüğümüz Yavuz Sultan Selim’i biliyoruz, Haçova’da kaçanları değil Hoca Sadettin Efendi’yi ve cihad eden cengaverleri biliyoruz,  inşallah gelecek yıllarda da bugüne bakan çocuklarımız o Fetullahçıları değil bizleri ve Recep Tayyip Erdoğan’ı hatırlayacaklar, şan ve şerefle onu anacaklar. Bizim tarihimiz olayların ve mekânların değil liderlerin tarihidir.” dedi.

Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Dr.Mücahit Küçükyılmaz’ı Malatya’da ağırlamaktan onur duyduklarını ifade edip teşekkürlerini sunarken ‘elif-vav’ tablosu hediye etti. Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Tuna ise kayısı paketi takdim etti.

 Dr.Mücahit Küçükyılmaz konferansın sonunda ‘Şeyh ile Hükümdar’ isimli kitabını imzaladı.

“Malazgirt ve Çanakkale Ruhu 15 Temmuz’da Yeniden Şahlandı” “Malazgirt ve Çanakkale Ruhu 15 Temmuz’da Yeniden Şahlandı” “Malazgirt ve Çanakkale Ruhu 15 Temmuz’da Yeniden Şahlandı” “Malazgirt ve Çanakkale Ruhu 15 Temmuz’da Yeniden Şahlandı” “Malazgirt ve Çanakkale Ruhu 15 Temmuz’da Yeniden Şahlandı” “Malazgirt ve Çanakkale Ruhu 15 Temmuz’da Yeniden Şahlandı” “Malazgirt ve Çanakkale Ruhu 15 Temmuz’da Yeniden Şahlandı”